Sempozyum Hakkında
Günümüzde hukuk devletinin geliştirilmesi stratejisi yalnızca kurumsal reformlarla sınırlı kalmamakta, aynı zamanda onun manevi ve felsefi temellerinin derinlemesine yeniden değerlendirilmesini gerektirmektedir. Bu temeller, Ulu Dala’nın kültürel ve hukuki mirasıyla yakından ilişkilidir.
Bu bağlamda, Türkistan şehrinde gerçekleştirilecek II. Uluslararası «Ulu Dala Felsefesi ve Hukuk Kültürü» Sempozyumu, Ulu Dala’yı yalnızca coğrafi bir alan olarak değil, göçebe ve Türk dilli halkların hukuki düşünce sistemini şekillendiren bütüncül bir medeniyet sistemi olarak incelemeye yönelik entelektüel bir platform olarak sunulmaktadır.
Sempozyumun kavramsal temeli olarak aşağıdaki temel yönler önerilmektedir:
Ulu Dala Felsefesi ve Anayasal Temeller:
Kazakistan Cumhuriyeti Anayasası’nın başlangıç bölümünde yer alan «özgürlük, eşitlik ve uzlaşı» fikirleri, göçebe medeniyet koşullarında şekillenen ve adalet, uzlaşı (konsensüs) ve sosyal sorumluluk ilkelerine dayanan Ulu Dala’nın örf ve adet hukukunun değerler bakımından devamı olarak değerlendirilmektedir.
Bu hukuki temeller arasında «Kasım Han’ın Kasqa Zholy», «Esim Han’ın Eski Yolu» ve Tavke Han’ın «Jeti Jargısı» yer almaktadır. Bunlar yalnızca tarihî belgeler değil, aynı zamanda göçebe toplumun normatif kültürünün bir yansımasıdır.
Bu bağlamda Ulu Dala hukuku, Türk dilli halkların yaşam biçimi, etiği ve dünya görüşüyle doğal olarak bütünleşmiş örf ve adetlere dayalı (emsal niteliği taşıyan ve sözlü) bir hukuk sistemi olarak ele alınmaktadır.
Sempozyum kapsamında çağdaş hukuk sisteminin aksiyolojik (değer temelli) esasları, Ulu Dala’nın hukuk kültürü ve göçebe demokrasi gelenekleri perspektifinden analiz edilecektir.
Hoca Ahmet Yesevi’nin «içsel olgunlaşma» ve «nefsi kontrol etme» öğretisi, Ulu Dala’daki etik-hukuki gelenek çerçevesinde davranışların içsel düzenlenmesinin manevi temeli olarak ele alınmaktadır. Onun mirası, biçimsel normlardan ziyade ahlaki ilkeleri ön planda tutarak, biylerin manevi otoritesine ve toplumsal uzlaşıya öncelik veren gelenekle örtüşmektedir. Bu yaklaşım, dışsal kontrolden içsel sorumluluğa geçiş modelini ortaya koymaktadır.
Kazakistan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev tarafından ortaya konulan «Kanun ve Düzen» ilkesi, Ulu Dala’nın hukuk kültürünün yeniden canlandırılması perspektifinden ele alınmaktadır. Zira bozkırda düzen yalnızca hukuk normlarıyla değil, toplumsal denetim ve yerleşmiş değerler sistemi aracılığıyla da sağlanmıştır.
Sempozyum kapsamında geleneksel bozkır örf ve adet hukukunun çağdaş hukuk kurumları ve «Adil Kazakistan» konseptiyle bütünleştirilmesi konuları ele alınacaktır.
Söz konusu bilimsel platform, Ulu Dala’yı hukuk antropolojisi (insan ile hukuk arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim) perspektifinden, kültürel normların ve toplumsal örgütlenme modellerinin kaynağı olarak disiplinlerarası bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır.
Sizleri, göçebe medeniyetin hukuki mirasının çağdaş hukuk bilimine ve uygulamasına kazandırılmasına yönelik kapsamlı bilimsel diyaloğa katılmaya davet ediyoruz.
ULUSLARARASI SEMPOZYUMUN AMAÇLARI
Bilimsel-Akademik Amaçlar
Sempozyumun temel bilimsel amacı, Ulu Dala’nın örf ve adet hukukunu bütüncül bir hukuki fenomen olarak yeniden incelemek ve çağdaş hukuk felsefesine kazandırmaktır.
Bu doğrultuda:
göçebe toplumun örf ve adet hukuku kapsamlı bir şekilde analiz edilecektir (biyler kurumu, töre sistemi, uzlaşı yoluyla düzenleme mekanizmaları);
Ulu Dala’nın hukuk kültürü, sözlü normlar, gelenekler ve toplumsal uygulamaların sentezi olarak incelenecektir;
uyuşmazlık çözüm mekanizmaları (uzlaşı, itibar, ahlaki etki) ele alınacaktır;
Türk dünyasının örf ve adet hukukunun sistemleştirilmesi ve yeniden canlandırılmasının bilimsel temelleri oluşturulacaktır;
«adalet», «kut», «töre», «kişi hakkı» kavramlarının çağdaş hukuki kategorilerle ilişkisi ortaya konulacaktır.
Bu yaklaşım, hukuku göçebe yaşam biçimi koşullarında şekillenmiş ve günümüzde de güncelliğini koruyan bir kültürel sistem olarak değerlendirmeye imkân sağlamaktadır.
Kültürel-Medeniyet Amaçları
Amaç, Ulu Dala’yı adalet, karşılıklı sorumluluk ve toplumsal uzlaşı değerlerini şekillendiren kültürel-hukuki bir alan olarak yeniden değerlendirmektir.
Bu doğrultuda:
Ulu Dala, Türk dilli halkların hukuk kültürünün kaynağı olarak ele alınacaktır;
göçebe örf ve adet hukuku, çağdaş arabuluculuk uygulamalarında varlığını sürdüren canlı bir gelenek olarak değerlendirilecektir;
biyler kurumu, güven ve itibara dayalı toplumsal adaletin özgün bir modeli olarak analiz edilecektir;
hukuk, toplumun kültürel kodunun ve kimliğinin bir parçası olarak anlaşılacaktır.
Eğitim ve Uygulamaya Yönelik Amaçlar
Sempozyum:
Ulu Dala’nın hukuk kültürü ve göçebe hukuk sistemine yönelik eğitim derslerinin geliştirilmesine;
biyler geleneğine dayalı eğitim modellerinin uygulanmasına;
tarihî-hukuki mirasın çağdaş hukukçuluk uygulamasına entegre edilmesine yönelik olacaktır.
Uluslararası İş Birliği ve Stratejik Amaçlar
Temel stratejik amaç, Ulu Dala’nın özgün bir hukuk medeniyeti olarak tanınmasını sağlamak ve onu küresel bilimsel dolaşıma kazandırmaktır.
Bu doğrultuda:
Türk dilli halkların örf ve adet hukuku, dünya hukuk kültürünün bir parçası olarak incelenecektir;
göçebe hukuk sistemlerinin araştırılması için ortak bir platform oluşturulacaktır;
Türk devletleri arasındaki kültürel ve hukuki iş birliği güçlendirilecektir.
SONUÇ VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE
Önerilen sempozyum, Ulu Dala’yı kültür, hukuk ve yaşam biçiminin birbirini tamamladığı özgün bir medeniyet fenomeni olarak incelemeye yönelik bilimsel bir platformdur.
Göçebe toplumun örf ve adet hukuku, arkaik bir miras olarak değil, adalet, diyalog ve toplumsal uzlaşıya dayanan esnek ve sürdürülebilir bir hukuki model olarak ele alınmaktadır.
Ulu Dala felsefesi, gelenek ile yenilik arasında bağ kuran çağdaş hukuk kültürünün oluşturulmasında stratejik bir kaynak olarak değerlendirilmektedir.
